back to articles/derlemeler page...




ÖLDÜRMEK KOLAY DEĞİL

1977 yılında San Diego'da yaşayan bir kadının 23 yaşındaki oğlu ikinci kocası tarafından öldürüldü. Cinayetin nedeni 20.000  dolarlık sigorta poliçesiydi. Cinayete araba kazası süsü veren katil, soruşturmadan kurtulmayı başardı.

Ancak kadın kocasını cezalandırmaya kararlıydı. Önce öldürücü bir tarantula örümceğinin zehirini ele geçirdi ve böğürtlenli bir pastanın içine kattı. Ama adam pastadan sadece bir dilim yedi ve etkilenmedi. İkinci sefer ise eşi küvette banyo yaparken, kadın suya elektriğe takılı saç kurutma makinesini düşürdü; ama olan makineye oldu, adam farkında bile değildi. Üçüncü denemede arabanın rotunu bozdu, adamın içtiği biraya amfetamin hapları doldurdu. Adam direksiyon başında uyudu, araba duvara çarptı; fakat emniyet yastığının şişmesi sayesinde kurtuldu.

Kadın çıldırmak üzereydi. Bir başka kadınla anlaştı ve ikisi adam uyurken yastığının başucundaki rafta duran ağır demir heykeli başına düşürdüler. Sonuçta adam yine ölmedi, yaralı kutuldu. İki kadın ise hapisanenin yolunu tuttular.

 



YİPPPEEEEEE!...

48 yaşındaki Harold Brown, San Francısco'daki Transamerica Piramidi'nde güvenlik görevlisi olarak çalışıyordu. Bir sabah aniden haykırmaya başladı: "İnsanı zirvede görmek istiyorum, ben Tanrı tarafından gönderildim." Sonra koşmaya başladı. Arkadaşları peşinden gidip yakalamaya çalışırlarken, o, 29. kattaki hava şaftından aşağı atladı. 90 metre yükseklikten aşağıya düşerken, "yipppeeee" diye bağırıyordu. 100km hızla beton zemine çarptığı son anda bile bağırmasını sürdürdü. Düşerken t-shirt'ü ve jean'i hız yüzünden yırtılarak üzerinden çıkmıştı. Sonra ne mi oldu? İki dakika kıpırdamadan yerde kaldı, sonra başını kaldırarak gülmeye başladı. Bacakları, dizleri ve topukları kırılmıştı; ana iç kanama olmadığı gibi, iç organları da zarar görmemişti. Ambulansla hastaneye götürülürken, "Camptown Races" adlı şarkıyı mırıldanıyordu.

 



ÜÇ YILLIK KÜSME...

ABD Colorado'daki Littleton'dan Presley Bishop, son derece yorucu bir iş gününün akşamında evine döndü- Presley bekardı ve yalnız yaşıyordu- gidip yatağına yattı. O geceden sonra Bishop üç yıl boyunca yatağından hiç çıkmadı. Sakalı göbeğine kadar uzadı, tırnaklarının boyu on santimi aştı. Ne yedi, ne de içti; öylesine uyuyor, uyanıyor, sonra yine uyuyordu. Telefonlara cevap vermediği için kaybolduğunu sanarak deliye dönen kızkardeşi Bernice'in aklına sonunda (!) eve bakmak geldi. Polisler geldiğinde Bishop uyanıktı, hastaneye kaldırılırken aklı başındaydı. Bir polis ne hissettiğini sorunca, "çok iyi" cevabını aldı. Bu, üç yıl sonra sarfettiği ilk sözleriydi.

 

GÖKTEN GELEN ÇİT

Sheffield'de yaşayan Hubert Richards'ın bahçesine gecenin bir yarısında bir meteor düştü. Richards sabah uyanıp bahçesine baktığında kalakaldı; çünkü meteorun kalıntıları doğal ve son derece düzgün bir çit oluşturarak, Richard'ın bahçesini komşusununkinden bir santim bile sapma olmadan ayırmıştı...

previous page...

back home...

next page...